Birbirlerini ilk defa Boğaz’ın kıyısında bir brunch davetinde tanıyan Suzan ve Cem, 3. yıl sonra hayatlarında mutlu bir başlangıç yapmaya karar verdiklerinde boğaz yine onların şahidi olmuş. Yıldızların aydınlattığı muhteşem gecede, fuşya ve turuncu renklerindüeti onların aşkına fon oluşturmuş. Nasıl tanıştılar? Ortaköy’dc ortak arkadaşlarının verdiği bir brunch davetinde uzun ve kalabalık bir masanın iki ayrı ucunda sohbet ederken birbirleriyle kurdukları göz temasıyla iletişime geçmişler. Davetin bitimine doğru Suzan tam tanışma ümidini yitirirken arkadaşlarından biri sonunda tanıştırmış. Davetin sonuna kadar sohbete devam eden çift o günden bu yana her anı birlikte geçirmişler. Evlilik teglifi Çift ikinci yıl dönümlerini kutlamak için geçtiğimiz yıl ekim ayında baş başa romantik bir yemeğe çıkmışlar. Cem bir anda bir sonraki sene kutlamalara sıfırdan başlamayı teklif etmiş. Ne demek istediğini anlayamayan Suzan şaşkın gözlerle ona bakarken, yabancı bir televizyon kanalında yayınlanan, çiftin çok eğlenerek seyrettiği evlilik programı Bachelor’dan bir replik söylemiş Cem: "I want to spend the rest of my life with you..." (Hayatımın kalanını seninle geçirmek istiyorum.) Sürpriz teklif karşısında şok olan Suzan gözyaşlarına hâkim olamamış ve restoranda meraklı bakışların ortasında birbirlerine sıkıca kenetlenip sarılmışlar. Renkler ve çiçekler ön planda Yalın bir şıklığa sahip, samimi ve sıcak bir davetle sevdiklerini ağırlamak isteyen çift, La Bonbonniere’den ve Mirey Karaso’nun yaratıcılığından aldıkları destekle fuşya ve turuncu renkleri, gülleri ve mumları bolca kullanmışlar. Suzan "Düğünlerde hep beyaz renk kullanılıyor. Ben biraz daha renkli seçimler yapmak istiyordum, fakat kalıpların dışına çıkmaktan da çekiniyordum. Bu aşamada Mirey Karaso’nun düşünceleri bizi yüreklendirdi.